• Ana Sayfa
  • Belediyeler
  • Gizlilik
  • YAZARLAR
Salı, 21 Temmuz, 2026
  • Giriş
Hür Havadis
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
11 °c
Ankara
Bulunamadı
Tüm Sonuçlar
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
Bulunamadı
Tüm Sonuçlar
Hür Havadis
Bulunamadı
Tüm Sonuçlar
Anasayfa Genel

AH BENİM MAĞMUM GÖNLÜM ELVEDA

Editör Yazar Editör
23 Kasım 2020
Genel
0 0
0
0
PAYLAŞIM
2
GÖSTERİM
Facebook'da paylaşTwitter'da paylaşWhatsapp'ta paylaş

Hikayemiz 1800’lerin sonunda bir kız çocuğunun yakarışını anlatmaktadır. Başına geleceklere karşı sessiz ve çaresiz isyandır. Üstelik edebiyatımızın ilk kadın şairlerinden İhsan Raif Hanım’a ait olması da hikâyenin kırılganlığının ve bir o kadar da keskin oluşunun önemli nedenlerinden biridir. Hikâyesini öğrendiğinizde, şarkısını her dinlediğinizde edebiyatımızın önemli şairlerinden olan İhsan Raif Hanım’ı anarken yaşadığı talihsizliğe, acı dolu yaşamına ortak olacaksınız. 

Çerkes kökenli Servet Hanım ile 2. Abdülhamit döneminin Nafia ve Ziraat Nazırı Köse Mehmet Rauf Paşa’nın kızı olan İhsan Raif Hanım 1877’ de Beyrut’ ta dünyaya gelir.

Mithat Paşa’nın yetiştirdiği, Sultan 2. Abdülhamit’in görev gereği kendisini sık sık taşraya gönderdiği baba Raif Paşa çocuklarının eğitimine çok önem veriyordu. Onlara özel hocalardan müzik, edebiyat ve Fransızca eğitim aldırdı. Küçük yaştan itibaren edebiyata ilgi duyan İhsan Raif, dönemin şairlerinden Rıza Tevfik’ in etkisiyle hece ölçüsüyle halk şiiri tarzında şiirler yazmaya başladı. 

Bugün İstanbul Şişli Kaymakamlığı olarak kullanılan, o günlerde Taş Konak diye de bilinen konakta, İhsan Raif Hanım’ın ailesi ve konak çalışanları yaşıyordu. İhsan Raif’in, “ O günler başka bir şema altında, tomurcuk güllerin açtığı, uçarı gönüllerin coştuğu hayal ülkesiydi “ diye hüzünle andığı konak, yine onun sözleriyle “ Şiirin, musikinin, sanatın beslendiği bir edebiyat mekanı “ idi. İşte bu Taş Konak’ta bir gün henüz on dört yaşında olan İhsan Raif ile ablası Belkıs, beşinci kattaki odalarında oynarken, odanın kapısı birdenbire açılır ve kızların o güne kadar hiç görmedikleri ve tanımadıkları bir adam içeri girer.

Adam İhsan Raif’i kaçırmaya kalkışsa da çocukların korkulu çığlıklarıyla geldiği gibi koşar adım merdivenlerden kaçıverir. Adam kaçar kaçmasına fakat herkesin aklında “ Bu adam kimdi, nereden çıktı, konağın içine nasıl girebildi ve çocuklardan ne istiyordu? gibi sorular kaldı. 

Bir zaman sonra bu soruların cevabı bulundu. Eve giren davetsiz misafir Reji memuru Mehmet Ali adında bir adam olduğu ve hizmetkarların yardımıyla küçük kızı kaçırmaya kalkıştığı öğrenildi. Baba Raif Paşa , bu olayı günden güne büyüttü. On dört yaşında ki kızını, suçsuz olduğunu bilmesine rağmen bir prangaya mahkum etmeye karar vermişti. 

Mehmet Raif Paşa, kızı İhsan Raif’in ve aile fertlerinin itirazlarına ve yalvarmalarına aldırmadı. Çünkü bu olay ona göre artık bir namus meselesi olmuştu. On dört yaşında ki kızını Mehmet Ali Bey ile evlendirdi ve onları İzmir’e yolladı: daha doğrusu bu bir sürgün edilişti.

İhsan Raif , on dört yaşında evlendi, on beş yaşında anne oldu. 1890 senesinde ailesinden , sevdiklerinden ayrılmanın hüznünü ve hayal kırıklığını yaşarken, birde hiç tanımadığı ve sevmediği bir adamın karısı olmuştu. 

Beklenmeyen ve istenilmeyen bu evlilik sonrası, İzmir’den İstanbul’ a dönüş yolunun kapalı olduğunu bilen İhsan Raif Hanım, her şeye rağmen evliliği için elinden geleni yaptı. Bütün çabalarına rağmen hiç bir şey değişmiyordu, Mehmet Ali hayırsız ve sevgisiz bir adamdı. İçkiye ve gece hayatına düşkündü.

İhsan Raif Hanım o günleri şöyle anlatmıştır “ İzdivacın Asude cennetini harlı cehennem gayyasına çeviriyordu. Genç kalbimin heveslerini her zaman kırar, aşk beklentimi hüsrana boğar, sonra kendini sokağa atardı…” 

İhsan Raif Hanım on dört yıl sonra çapkınlıklarıyla kendisini hayattan bezdiren kocadan boşanmasına izin çıkınca yirmi yedi yaşında ve üç çocuk annesi genç bir kadın olarak  İzmir’den İstanbul’ a döndü. Bir süre sonra sadece bir gün sürecek olan ikinci evliliğini yaptı. Zorla elini öptürmek isteyen eşini derhal boşadı. 

İlk ve tek aşkı, entelektüel yazar- çizer Şahabettin Süleyman ile 1914 yılında üçüncü evliliğini yaptı. Sonunda aşık olduğu adamla evlenmişti. Artık dönemin tanınmış kadın şairlerinden olan İhsan Raif Hanım ve Şahabettin Süleyman çiftinin yuvası, Yahya Kemal’ den tutunda Ahmet Haşim’ e kadar dönemin edebiyatçılarının toplandığı yerlerden biri olmuştu.  

Fakat Şahabettin Süleyman, tatil için gittikleri bir Avrupa seyahatinde İspanyol gribine yakalanarak 1921’ de hayatını kaybeder. Eşinin beklenmedik şekilde ölmesi İhsan Raif Hanım’ı büyük bir boşluğa sürükler. Buna rağmen, yas döneminde hep yanında olan Strasburglu şair Bell ile dördüncü evliliğini yaptığında, hatta İhsan Raif Hanım’a olan aşkından dolayı dinini değiştirerek Hüsrev adını alan Bell ile olan bu son evliliği kimse tarafından hoş karşılanmadı.

Son eşiyle İsviçre’ de yaşadı. Fransa, Belçika gibi Avrupa ülkelerini gezdi. Son yolculuğu ise tedavi için gittiği Paris oldu. Orada geçirdiği bir ameliyat sırasında, kırk dokuz yaşında hayata gözlerini yumdu.

İhsan Raif Hanım yalnızca bir şair değil aynı zamanda Balkan Savaşı sırasında Kızılay Cemiyetinde gönüllü hemşirelik yapmış , Milli Mücadelenin de ateşli destekçilerinden biri olmuştur.

Bugün hepimizin bildiği, dinlerken bizleri etkisi altında bırakan  nihavent makamında ki klâsik Türk müziği “Kimseye Etmem Şikayet” eserinin güftesi İhsan Raif Hanım’a bestesi ise Kemani Serkis Efendi’ ye aittir.

KİMSEYE ETMEM ŞİKAYET, AĞLARIM BEN HALİME 

TİTRERİM MÜCRİM GİBİ, BAKTIKÇA İSTİKBALİME 

PERDE-İ ZULMET ÇEKİLMİŞ, KORKARIM BEN İKBALİME 

TİTRERİM MÜCRİM GİBİ, BAKTIKÇA İSTİKBALİME 

SEVGİLERİMLE…

Önceki Haber

Sokağa Çıkma Yasağına Uymayanlara 1.7 Milyon TL Ceza Kesildi

Sonraki Haber

Son Dakika! Online Eğitim Bugün Başlıyor

Editör

Editör

Sonraki Haber

Son Dakika! Online Eğitim Bugün Başlıyor

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Yazılar

  • ÖSYM 2026-YKS Sonuçlarını Açıkladı
  • Tarihte Bugün; 21 Temmuz 1913- Türk Birlikleri Edirne’yi Bulgar İşgalinden Kurtardı
  • Tarihte Bugün; 20 Temmuz 1974- Kıbrıs Harekâtı: Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Garanti Anlaşması’nın III. Maddesine İstinaden Gerçekleştirdiği Askerî Harekâtın Başlangıcı
  • Tarihte Bugün; 19 Temmuz 1921 – Yalova 63 Vatandaşı Şehit Verdiği Mücadele Sonucunda Düşman İşgalinden Kurtuldu
  • Tarihte Bugün; 18 Temmuz 1920- Mîsâk-ı Millî TBMM’de Kabul Edildi
  • Tarihte Bugün; 17 Temmuz 1166 – Fars İslam Bilgini Abdülkadir Geylani Hazretleri Vefat Etti
  • Tarihte Bugün; 16 Temmuz 622 Hicrî Takvim’e Adını Veren Hicret Gerçekleşti

Kategoriler

  • Belediyecilik
  • Dünya
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Genel
  • Haftanın Şiiri
  • Kültür ve Sanat
  • Önemli Şahsiyetler
  • Oyun
  • Politika
  • Sağlık
  • Sanat ve Kültür
  • Siyaset
  • Son Dakika
  • Spor
  • STK Faaliyetleri
  • Tarihte Bugün
  • Tasavvuf
  • Teknoloji
  • Terör İle Mücadele
  • Türkiye

ÖSYM 2026-YKS Sonuçlarını Açıkladı

21 Temmuz 2026

Tarihte Bugün; 21 Temmuz 1913- Türk Birlikleri Edirne’yi Bulgar İşgalinden Kurtardı

21 Temmuz 2026

Tarihte Bugün; 20 Temmuz 1974- Kıbrıs Harekâtı: Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Garanti Anlaşması’nın III. Maddesine İstinaden Gerçekleştirdiği Askerî Harekâtın Başlangıcı

20 Temmuz 2026

© 2021 Hür Havadis

Bulunamadı
Tüm Sonuçlar
  • Ana Sayfa
  • Belediyeler
  • Gizlilik
  • YAZARLAR

© 2021 Hür Havadis

Hoşgeldiniz

Lütfen bilgileriniz ile giriş yapınız

Şifremi unuttum?

Şifre hatırlatma

Şifre değiştirmek için kullanıcı adınızı veya emailinizi girin!

Giriş yap