• Ana Sayfa
  • Belediyeler
  • Gizlilik
  • YAZARLAR
Pazartesi, 17 Ağustos, 2026
  • Giriş
Hür Havadis
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
11 °c
Ankara
Bulunamadı
Tüm Sonuçlar
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
Bulunamadı
Tüm Sonuçlar
Hür Havadis
Bulunamadı
Tüm Sonuçlar
Anasayfa Genel

BORCUMUZ İMTİHANIMIZDIR

Editör Yazar Editör
2 Şubat 2021
Genel
0 0
0
0
PAYLAŞIM
2
GÖSTERİM
Facebook'da paylaşTwitter'da paylaşWhatsapp'ta paylaş

               

Son yüz yıldaki savrulmaları kısa bir süreliğine kenara koyarsak, yaşantımızın büyük oranda İslami değerlerle yoğrularak şekillendiğini, gelenekselleştirildiğini kolaylıkla gözlemleyebiliriz.

Bunun başlıcalarından birini toplumsal dayanışma mekanizmaları oluşturur. Sadaka taşları, imece uygulamaları, amacından uzaklaşmış olsa da yeni hayat kuranlara yapılan küçük yardımlar ilk bakışta aklımıza hızlıca gelenler.

Kültürümüzü, geleneğimizi şekillendiren dinimiz İslam da hayatın ana eksenini bu dayanışma fikri üstüne inşa etmiştir. 

Zekât ve sadaka bunun en yaygın uygulama aracıdır. Uç noktasını ise bence Medine Müslümanlarını “ensar” yapan kardeşlik yapılanmasıdır. Kişiler kendi kanından olmayan birileriyle kendi rızalarıyla ata yadigârı varlıklarını paylaşmışlardır. 

Peygamberimizin “Cebrail, komşu hakkından o kadar bahsetti ki, komşuyu komşuya varis kılacak sandım” mealinde özetleyebileceğimiz hadisi bu dayanışma ruhunun bir başka yansımasını oluşturur, tıpkı “komşusu açken tok yatan bizden değildir” gibi.

Zaman değişir, asır başkalaşırken dünyayı pençesine alan “bireysellik” bizim de yakamızı eline almış anlaşılan. Bugün etrafımızda çoklukla karşılaşabileceğimiz bankadan borç alma (kredi çekme) müessesesi bu değişikliğin bir göstergesi aslında. 

Arkadaşlık, kardeşlik hukuku gereği diyebileceğimiz eşinden, dostundan, ailesinden, akrabasından borç alma yerini bankaya bırakmış. Bir cihette banka, arkadaşımız olmuş, dostumuz bize yabancı. 

Hâlbuki bizim karşımızda karz-ı hasen gibi bir kardeşlik borcu var, yakınlarımızla, arkadaşlarımızla, komşularımızla aramızda. 

Maddî sıkıntıya düşmüş bir kişiye yardım etmek üzere ihtiyaç duyduğu meblağı, Allah rızasından başka bir menfaat beklenmeden verilen borç, ayetlerde “karz-ı hasen” olarak adlandırılır.

Bu borç karşılığında borçludan menfaat gözetilmez, yalnızca ödeme imkânına kavuştuğunda borcun aslını ödemesi beklenir. Hatta en nihayetinde ödeyemeyecek durumda ise borcun affedilmesi tavsiye edilir.

Mecazi bir anlatımla Allah’a güzel bir şekilde borç (karz-ı hasen) veren kimseye bunun kat kat fazlasının ödeneceğinden söz edilmiştir. Bu ayetlerde Allah’ın rızasını kazanmak için yapılan harcamanın Allah’a verilen bir borç olarak anılması, verilenin Allah katında zayi olmayacağına, karşılığının sevap ve mükâfat olarak geri döneceğine dair ilâhî bir vaat şeklinde yorumlanır. Böylelikle kişi verdiğini geri alamasa dahi her türlü kârlı çıkacaktır.

Hadislerde de borç verme, ödünç verme söz konusu edildiğinde bunun hukukî mahiyetinden çok ahlâkî yönü üzerinde durulmuştur.

Hal böyleyken insanların ilk borç alabileceği yerin arkadaşı, dostu veya kardeşi yerine banka olması üzerinde düşünülmesi gereken ciddi bir sorundur.

Çünkü toplumsal değerlerdeki ve genel ahlak yapısındaki değişikliğe ve bu değişikliğin yönüne işaret eder. 

Bu değişiklik borcu alan açısından, yaşadığı, yaşayabileceği sıkıntılar karşısında kimseden destek göremeyeceğine, kendi başının çaresine bakması gerektiğine dair ümitsizlik anlamı taşırken, kendisinden borç alınmayan bakımından ise “iyi gün dostu” diye yaptığımız ironik sınıflandırma kapsamında olduğunu gösterir. 

Yoksa herkes bilir ayıdan post, bankadan dost olmayacağını.

Böylelikle dinimizin ve kültürümüzün bence en güçlü yönü olan dayanışmanın yok olma tehdidiyle baş başa olduğu ortaya çıkar ki bence asıl tehlike budur.

Karz-ı hasenin bizim için bir kardeşlik borcu olması da işte tam olarak bu tehlike yüzündendir.

Bu borcu ödeme irademiz ise bizim imtihanımızdır. 

Karşılığını geri alamama pahasına, Allah’a borç verebilecek miyiz, veremeyecek miyiz?

Alın size bir iman ve sadakat testi.

Cevabı ise bizim dinimize ve kültürümüze bağlılığımızı gösterecek.

Önceki Haber

Tepkiler Çığ Gibi Büyüyor

Sonraki Haber

GERİYE KALAN BİR YUDUM VEDA BUSESİ

Editör

Editör

Sonraki Haber

GERİYE KALAN BİR YUDUM VEDA BUSESİ

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Yazılar

  • Tarihte Bugün; 16 Ağustos 1974- Kıbrıs’ta İkinci Barış Harekatı’nın Son Günü Türk Birlikleri Mağusa-Lefkoşa-Lefke Hattının Kuzeyinde Kalan Bölgeyi Denetim Altına Aldı Ve Ateşkes Sağlandı
  • Tarihte Bugün; 15 Ağustos 1461- Fatih Sultan Mehmet Trabzon’u Fethetti
  • Son Dakika! Ankara’da Toplu Ulaşıma Zam
  • Tarihte Bugün; 14 Ağustos 1974- Kıbrıs Cumhuriyeti’nde, EOKA-B Tarafından Kıbrıs Türklerine Karşı Muratağa, Sandallar ve Atlılar Katliamı ve Taşkent Katliamı Gerçekleştirildi
  • Bir Kar Tanesi Gibi
  • Tarihte Bugün; 13 Ağustos 1956- Türkiye’de Ortaokullara Din Dersi Müfredata Eklendi
  • Tarihte Bugün; 12 Ağustos 1979 – Bingöl’de Pkk’lı Teröristlerin Saldırısı Sonucunda Eski Belediye Başkanı Hikmet Tekin Annesi Ve Kardeşi İle Beraber Şehit Edildi

Kategoriler

  • Belediyecilik
  • Dünya
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Genel
  • Haftanın Şiiri
  • Kültür ve Sanat
  • Önemli Şahsiyetler
  • Oyun
  • Politika
  • Sağlık
  • Sanat ve Kültür
  • Siyaset
  • Son Dakika
  • Spor
  • STK Faaliyetleri
  • Tarihte Bugün
  • Tasavvuf
  • Teknoloji
  • Terör İle Mücadele
  • Türkiye

Tarihte Bugün; 16 Ağustos 1974- Kıbrıs’ta İkinci Barış Harekatı’nın Son Günü Türk Birlikleri Mağusa-Lefkoşa-Lefke Hattının Kuzeyinde Kalan Bölgeyi Denetim Altına Aldı Ve Ateşkes Sağlandı

16 Ağustos 2026

Tarihte Bugün; 15 Ağustos 1461- Fatih Sultan Mehmet Trabzon’u Fethetti

15 Ağustos 2026

Son Dakika! Ankara’da Toplu Ulaşıma Zam

14 Ağustos 2026

© 2021 Hür Havadis

Bulunamadı
Tüm Sonuçlar
  • Ana Sayfa
  • Belediyeler
  • Gizlilik
  • YAZARLAR

© 2021 Hür Havadis

Hoşgeldiniz

Lütfen bilgileriniz ile giriş yapınız

Şifremi unuttum?

Şifre hatırlatma

Şifre değiştirmek için kullanıcı adınızı veya emailinizi girin!

Giriş yap