• Ana Sayfa
  • Belediyeler
  • Gizlilik
  • YAZARLAR
Pazar, 16 Ağustos, 2026
  • Giriş
Hür Havadis
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
11 °c
Ankara
Bulunamadı
Tüm Sonuçlar
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
Bulunamadı
Tüm Sonuçlar
Hür Havadis
Bulunamadı
Tüm Sonuçlar
Anasayfa Genel

Hayatımız buna delil mi değil mi?

Editör Yazar Editör
9 Ocak 2021
Genel
0 0
0
0
PAYLAŞIM
0
GÖSTERİM
Facebook'da paylaşTwitter'da paylaşWhatsapp'ta paylaş

       Düşünme becerisi, insanın ontolojik manasını ayyuka çıkaran en önemli etmendir.  Başka bir deyişle, insanı diğer mahlûklardan ayırarak ona ‘varlık manasının’ sırlarını fısıldayan muhkem bir hüccettir. Tabii bu tanım,  düşünme becerisine yüklediğimiz anlamda mündemiçtir. Kişiden kişiye değişerek her kişi de farklı manaları tedai edebilir. Nitekim bu da düşünme becerisinin muhtemel neticesidir. 

         İnsanın ‘’ontolojik manasını’’ keşfetmesi dünyadaki en büyük vazifesidir. Zira onu keşfetmeden hakça bir hayat sürmesi mümkün değildir. Çünkü istenileni yerine getirmek için önce ne istenildiğini bilmek gerekir. Bunun yolu da düşünme becerisini kullanmaktan geçer. Fakat mühim olan,  bu beceriyi doğru kullanmak için geçerli ‘’tasarruf ehliyetine’’ sahip olmaktır. Çünkü eskilerinde dediği gibi ‘’Kem âlât ile kemâlât olmaz.’’ Yani sağlıklı bir düşünme işlemi için ancak geçerli bir tasarruf ehliyetine sahip olmak gerekir.

        Konuyu;  hukuki manadaki tasarruf ehliyetine benzeterek biraz açmak isterim. Şöyle ki; hukuki manada tasarruf ehliyeti, geçerli bir tasarruf işleminin yapılabilmesi için gerekli fiili ehliyete sahip olmaktır. Dolayısıyla tasarruf ehliyetine sahip olmanın yolu gerekli fiili ehliyete sahip olmaktan geçer. Bu da ancak; temyiz kudretine haiz olmak, kısıtlı olmamak ve nihayet ergin olmakla mümkündür. Mamafih bu şartları tevil ettiğimizde bunların düşünme becerisine ilişkin tasarruf ehliyetinde de cari olduğunu söyleyebiliriz.  İmdi teker teker bu koşulları tevil edelim;

          Temyiz kudreti, bir kişinin gerçekleştirdiği eylem ve işlemlerin sebebi ve neticesine vakıf olmasıdır.  Yani bu kişiler yaptıklarından sorumlu tutulur. Menfi veya müsbet… Dolayısıyla bu kişiler, yaptığı veya söylediği her eylem ve işten sorumlu olduğu bilinciyle hareket ederek muhtemel sonuçlarını önceden kabul eder.

          Kısıtlı olmamak, kişinin çevresinden veya kendisinden ötürü fikri tahakküm veya taarruz altında kalmaması yani hür olmasıdır.  Tabii, fikren hür olmak oldukça meşakkatli bir çabanın neticesinde elde edilir, hele ki bu çağda.  Zira muhtelif mülahazalar, sosyal medyadan televizyon kanallarına televizyon kalanlarından film kuşaklarına kadar endoktrine edilirken ‘’ ne kadar hür olabiliriz?’’ doğrusu düşünmeye değer. 

           Ergin olmak, aslında kişinin fizyolojik olgunluktan ziyade belli bir psikolojik olgunluğa ulaşmasıdır. Bunu bir örnekle izah etmek isterim: Bazen beş yaşındaki bir çocuğun kırk yaşındaki bir adamdan daha aklı başında konuştuğuna şahit oluruz. Hatta ‘’büyümüş de küçülmüş’’  diyerek onu takdir ederiz.  Çünkü insanı olgunlaştıran yaşı, cinsiyeti veya nesebi değil yaşadıkları, gördükleri, dinledikleri, oturup kalktıkları yani bir nevi nasibindekilerdir.

        Hülasa; nasıl ki hukuki manada geçerli bir tasarruf işleminin gerçekleşmesi için belli vasıflara haiz olmak gerekiyorsa sağlıklı düşünmek içinde saydığımız vasıflara haiz olmak gerekir.   Aksi takdirde ortaya çıkan düşünceler batıldır. Bu da insanı ontolojik manasındaki gizini çözmekten hayli uzaklaştırır. Allah muhafaza onu mâlâyâni işlerin müdavimi yapar…  

Birçoğumuzun hayatı buna delil değil mi? Vesselam.

Önceki Haber

Selâm Alıp Vermek ile İlgili Hadisler

Sonraki Haber

ÜMİDİMİZ, GELECEĞİMİZ, GENÇLİĞİMİZ…

Editör

Editör

Sonraki Haber

ÜMİDİMİZ, GELECEĞİMİZ, GENÇLİĞİMİZ…

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Yazılar

  • Tarihte Bugün; 16 Ağustos 1974- Kıbrıs’ta İkinci Barış Harekatı’nın Son Günü Türk Birlikleri Mağusa-Lefkoşa-Lefke Hattının Kuzeyinde Kalan Bölgeyi Denetim Altına Aldı Ve Ateşkes Sağlandı
  • Tarihte Bugün; 15 Ağustos 1461- Fatih Sultan Mehmet Trabzon’u Fethetti
  • Son Dakika! Ankara’da Toplu Ulaşıma Zam
  • Tarihte Bugün; 14 Ağustos 1974- Kıbrıs Cumhuriyeti’nde, EOKA-B Tarafından Kıbrıs Türklerine Karşı Muratağa, Sandallar ve Atlılar Katliamı ve Taşkent Katliamı Gerçekleştirildi
  • Bir Kar Tanesi Gibi
  • Tarihte Bugün; 13 Ağustos 1956- Türkiye’de Ortaokullara Din Dersi Müfredata Eklendi
  • Tarihte Bugün; 12 Ağustos 1979 – Bingöl’de Pkk’lı Teröristlerin Saldırısı Sonucunda Eski Belediye Başkanı Hikmet Tekin Annesi Ve Kardeşi İle Beraber Şehit Edildi

Kategoriler

  • Belediyecilik
  • Dünya
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Genel
  • Haftanın Şiiri
  • Kültür ve Sanat
  • Önemli Şahsiyetler
  • Oyun
  • Politika
  • Sağlık
  • Sanat ve Kültür
  • Siyaset
  • Son Dakika
  • Spor
  • STK Faaliyetleri
  • Tarihte Bugün
  • Tasavvuf
  • Teknoloji
  • Terör İle Mücadele
  • Türkiye

Tarihte Bugün; 16 Ağustos 1974- Kıbrıs’ta İkinci Barış Harekatı’nın Son Günü Türk Birlikleri Mağusa-Lefkoşa-Lefke Hattının Kuzeyinde Kalan Bölgeyi Denetim Altına Aldı Ve Ateşkes Sağlandı

16 Ağustos 2026

Tarihte Bugün; 15 Ağustos 1461- Fatih Sultan Mehmet Trabzon’u Fethetti

15 Ağustos 2026

Son Dakika! Ankara’da Toplu Ulaşıma Zam

14 Ağustos 2026

© 2021 Hür Havadis

Bulunamadı
Tüm Sonuçlar
  • Ana Sayfa
  • Belediyeler
  • Gizlilik
  • YAZARLAR

© 2021 Hür Havadis

Hoşgeldiniz

Lütfen bilgileriniz ile giriş yapınız

Şifremi unuttum?

Şifre hatırlatma

Şifre değiştirmek için kullanıcı adınızı veya emailinizi girin!

Giriş yap