Kalabalık yığınların içinde ve dijital çağda yaşadığımız bu dönemde iş hayatımız motivasyonumuzu, aile hayatımızı, kişisel hayatımızı ve sosyal yaşamımızı psikolojik olarak etki altına alarak sekteye uğratmaktadır. Peki iş hayatımızda nasıl motive olacağız? Enerjimizi nasıl yüksek tutacağız? Motivasyonumuzu yenileyerek nasıl revize edeceğiz? Bu soruların cevaplarını, bu köşe yazımda 10 altın kuralıyla analiz edip, siz değerli okuyucularıma aktaracağım.
İş hayatımızda hedeflerimizi disiplin altına almamız için net olarak belirlememiz, biz çalışanları motive ederek, gün içinde ki enerji dalgalanmalarımızı dengeleyerek motivasyonumuzu artıracaktır. Ne yapmak istediğinizi açıkça bilmek motivasyonu artırır. Günlük, haftalık ve aylık hedefler koymak iş disiplinini güçlendirir.
Günlük plan yapmamız bizlere ayrıca katkı sağlayacaktır. Sabah uyandığımızda elimize bir kâğıt ve kalem alıp, küçük notlar alacağız. Önce yapılacakları listelemek zihni toparlar ve gün içinde dağılmayı önler.
Motivasyonumuzu yükseltirken kendimiz küçük hedefler belirlememiz gerekir. Büyük hedeflere ulaşmak zaman alır. Bu yüzden tamamlanan her küçük görev kişiye başarı duygusu verir.
Çalışma alanımızı her zaman düzenli tutmak zihnen biz çalışanları daha dinç tutacaktır. Zihnimizi dinç tutmak, iş verimliliğimizi artıracak ve dikkat dağınıklığını azaltacaktır. Temiz, düzenli ve sade bir çalışma alanı iş motivasyonumuzu ve enerjimizi zirveye çıkarmakta faydalı olacaktır.
Mesleki açıdan kendimizi geliştirmemiz, yeni bilgiler öğrenmemiz, eğitimlere katılarak mesleki becerilerimizi artırmamız özgüvenimizi yükselterek bizleri kendimize değer vermesi bakımından motivasyon sürecine ayrı katkı sağlayacaktır. Motivasyon sürecimiz artmaya devam ederken, öz şefkatimizde ayrıca artıracaktır.
İş arkadaşlarımızla iletişimimize dikkat etmemiz gerekmektedir. Saygılı, açık ve yapıcı iletişim motivasyonu yükseltir. Ve gereksiz tartışmaların önüne geçecektir. İş yerinde olumsuz iletişim ağı bizleri psikolojik olarak eksi yöne çekecektir. Böyle bir durumda ayaklarınız işe gitmek istemeyecek. Ve çekilmez iş hayatınız devam ederek, motivasyonunuz ciddi bir şekilde düşecektir.
Uzun süre çalışmak çalışma ortamınız zihinsel olarak yorgunluk oluşturacaktır. Peki ne yapmamız gerekir? Kısa molalar vererek motive olmamız zihin yorgunluğumuza iyi gelecek ve verimliğimizi artıracaktır. Süresiz bir şekilde çalışmak üretkenliğinizi azaltmaktadır.
Yapılan işin kuruma, insanlara ve topluma katkısını görmek kişinin çalışma isteğini güçlendirir. İşin öz anlamını kavramak sizlere yeni katkılar sağlayacaktır. Yapılan işin kuruma, insanlara ve topluma katkısını görmek kişinin çalışma isteğini güçlendirir.
Çalışma hayatınızda kendinizi başka çalışanlarla kıyaslamayınız. Kendinizi başkalarıyla değil, kendi gelişiminizle kıyaslayın.
Motivasyon her zaman aynı seviyede kalmaz. Bazen istekli, enerjik ve üretken hissedersiniz; bazen de yorgunluk, stres veya isteksizlik ağır basabilir. Bu nedenle iş hayatında başarıyı sadece anlık heveslere bağlamak doğru değildir. Asıl önemli olan, motivasyon azaldığında bile sürdürülebilir bir çalışma düzeni kurabilmektir. Disiplin, kişinin hedeflerine bağlı kalmasını sağlar; esneklik ise değişen şartlara uyum göstermesine yardımcı olur. Katı ve baskıcı bir çalışma anlayışı zamanla tükenmişliğe yol açabilir. Bu yüzden planlı olmak gerekir; ancak gerektiğinde dinlenmeyi, yöntemi değiştirmeyi ve kendine makul alanlar açmayı da bilmek gerekir.
Sonuç olarak iş hayatında motivasyon; hedef belirleme, disiplinli çalışma, olumlu iletişim, kendini geliştirme ve yapılan işe anlam yükleme ile güçlenir. Motivasyonu yüksek bireyler hem kendi kariyerlerine hem de çalıştıkları kuruma değer katar.






















