Dar kaldırımlardan geçerek girdiğim,
O ahşap evin içinde kalmış kokun
Penceremden seni izliyorum; hava soğuk, camlar buğulu
Şöminede yanan odunların çıtırtısı,
Ve ateşin odaya vuran ışığı
Var mı ki senden başka dinlediğim bir ses?
O çıtırtı da o ateşin ışığı da sendin
Çıtır çıtır yandığım,
Hayallerinle konuşup, buğulu gözlerle baktığımdın
Alıştım artık bu yalancı dünyaya,
Fakat seni ne çok özlediğimi yeni fark ettim
Aldırmıyormuş gibi yapsam da olmuyor
Yapamıyorum sensizlikle,
Sanki meçhule giden bir şimendifer gibiyim
Bakıyorum uzaklara
Gitmek değilmiş marifet,
Marifet, seninle kalmaktı bu şehirde
Varsın sadece hayalinle kalayım,
Varsın “Artık gelmez” desinler
Değişemem yerini, alışamam sensizliğe
Hâlâ umutlarımı kaybetmeden,
Seyrediyorum o buğulu, tahta pencereden seni
