Hayatımız boyunca bize öğretilen en önemli değerlerden biri fedakârlık oldu. “Önce başkalarını düşün”, “Kendini ikinci plana at”, “İyi insan olmak fedakârlık yapmaktır” cümleleriyle büyüdük. Oysa çoğu zaman fark etmediğimiz bir gerçek var: Sürekli veren insan, bir gün verecek hiçbir şeyi kalmadığında tükenir.
İşte tam da bu noktada “kontrollü bencillik” kavramı devreye giriyor.
Bencillik denildiğinde çoğumuzun aklına yalnızca kendini düşünen, empati kurmayan insanlar gelir. Ancak kontrollü bencillik bundan tamamen farklıdır. Bu, başkasına zarar vermeden kendini de koruyabilme becerisidir. Gerektiğinde “hayır” diyebilmek, kendi sınırlarını belirleyebilmek ve ruh sağlığını önceliklendirebilmektir.
Bugün birçok insanın yaşadığı tükenmişliğin temelinde, herkesi mutlu etmeye çalışırken kendisini unutması yatıyor. Sürekli anlayış gösteren, sürekli affeden, sürekli alttan alan kişiler zamanla içten içe kırılıyor. Çünkü insan, kendi ihtiyaçlarını yok sayarak uzun süre sağlıklı kalamaz.
Kontrollü bencillik, “Ben de önemliyim.” diyebilmektir.
Bir arkadaşınızın her isteğine yetişmek zorunda değilsiniz. Ailenizin her beklentisini karşılamak zorunda değilsiniz. İş yerinde herkesin yükünü omuzlamak zorunda değilsiniz. Çünkü siz yorulduğunuzda, sizin yerinize kimse dinlenmiyor.
Özellikle kadınlar bu konuda daha fazla baskı hissediyor. İyi eş, iyi anne, iyi evlat, iyi çalışan olabilmek adına çoğu zaman kendi isteklerinden vazgeçiyorlar. Oysa boş bir bardak kimsenin bardağını dolduramaz. Önce kendi ruhumuzu, bedenimizi ve umutlarımızı beslemeliyiz ki başkalarına da gerçekten faydalı olabilelim.
Kontrollü bencillik; vicdansızlık değildir. Tam tersine, sağlıklı ilişkilerin temelidir. Sınırlarını bilen insanlar daha kaliteli dostluklar kurar, daha mutlu evlilikler yaşar ve daha verimli çalışırlar. Çünkü verdikleri değerin karşılığını önce kendi iç huzurlarında bulurlar.
Unutmayalım ki hayat, sürekli kendinden vazgeçenleri değil; kendini de sevebilenleri ödüllendirir. Kendinizi ihmal etmek erdem değildir. Kendinize değer vermek ise asla suç değildir.
Belki de bugün kendimize sormamız gereken en önemli soru şudur:
“Başkaları için gösterdiğim anlayışın ne kadarını kendime gösterebiliyorum?”
Cevabı bulduğumuz gün, hem kendimizle hem de çevremizle daha sağlıklı bir yaşam kurmaya başlayacağız. Çünkü kontrollü bencillik, aslında bencil olmak değil; kendini de en az başkaları kadar sevmeyi öğrenmektir.



