Bir kar tanesi gibi iniyorum gönlüne,
Uzak, çok uzaklardan gelen beyaz bir melek gibi…
Gelişinle içimi ısıtan,
Gidişinle üşüten
Bakınca yakan, gülünce gözlerinin içine alan…
Elbet o beklenen gelecek de bir gün gelecek…
Peki, ne kalır aklımda sen gidince?
Unutur kendini geceler uykusuz
Varlık mı, yokluk mu?
Âlemsiz bakan bir hayat…
Solgun bir gündüz, zifiri bir karanlık
Güneşsiz bir sevdayı neyleyim?
Nabzım durdu sanki sensiz…
Kim derdi hayat sevdasız olmaz diye?
Meğer derdin bile oymuş,
Sızın bile sevdaymış…
Kalp acın bile, çarpıntıların bile sevdaymış
Bilmez kimse o derdi benim gibi
Çöllere düşmüş, susuz kalıp
Serap gören misali…



