Bir yıl daha, bir yıl daha… Ve bir yıl daha düştü az önce takvim yapraklarından. Günler aceleci, yıllar sessiz geçti. Kimi zaman sevinçle, kimi zaman kederle, kimi zaman da sükûtla yürüdük bu yolların üzerinde. Ve hep aynı soruyu sordu yıllar bize:
“Ne aldın, ne verdin, neyi erteledin, ne olmalıydın?”
Vereceğim bir cevabım olmadı. “Asra ant olsun insan ziyandadır.” Sözünden başka.
Zaman-ı Âdemden beri hiç kimse hükmedebilmiş değil zamana. “İnsan bir yolcudur. Sabâvetten gençliğe, gençlikten ihtiyarlığa, ihtiyarlıktan kabre, kabirden haşre, haşirden ebede kadar yolculuğu devam eder.” Yolculuk durmadığına göre yapılması gereken belki de yolculuğa uygun azığı hazırlayabilmek. Bir dümenci gibi durmayan zamanı yönetebilmek. “Zaman bendedir ve mekân bana emanettir.” Diyebilmek. Maharet avuçtaki zamanı dökmeden içebilmek.
İnsan, yıl değişince değil, yön değişince yenilenir. İnsan değişmedikten sonra neye yarar takvimlerin değişmesi? Keşke gönlümüz ve zihnimiz değişebilse her daim iyiye, güzele doğru. Ön yargılarımız siliniverse hafızamızdan. Soframıza bereket, kalbimize derinlik, sözümüze hikmet, memleketimize huzur düşse.
Yeni yıl dediğiniz eski bir yıldan başka ne ki? Asıl olan eskide yenilenme. Eski gemide muhasebe ve murakabeye yelken açma. Yeni yıl hızlanma vakti değil, durma vaktidir.
Hız, çağın putudur; sükûnet hikmetin kapısı.
Zaman sükûna erme, hayatta durma/tutunma vakti. Zaman tamda az sözün çok gayretin vakti. Yeni yıl, yeni bir ömür değildir belki ama eski hatalardan arınmak için sunulmuş bir imkândır da aslında. Geçen yıldan kalan kırgınlıkları, yarım kalmış iyilikleri, söylenmemiş güzel sözleri hatırlama vakti. Yeni yılda mutluluk vaadi koskoca bir yalan, bir göz boyama değil de nedir? Yeni yıldan dilenmek değil, dilemek gerek. Mucizeler değil, istikrar dilemek… Daha çok anlamak, daha az yargılamak; daha çok şükretmek, daha az şikâyet etmek.
Yeni yıl bir kredi daha açtı hepimize. Yarından tezi yok devam ettirelim her ne kadar bitmese de yarım kalan cümlelerimizi. İade etmekten imtina etmeyelim geç kalınmış özürlerimizi. Kıymetli zamanı kıymetli işlerle geçirmek ne güzel! Bilinç ve iç huzur için yeni bir gün doğarken sahih olsun hayatımız. Yaratıcının emaneti olan zamanın emin ellerde olma, insana dönüşme vakti artık. Gelin, dualar gecemizi aydınlatsın. Kör kuyularımızdan çıkan sular, sulasın çorak arazilerimizi. Öyle bir hayat yaşayalım ki biz yıllardan değil, yıllar bizden utansın.
























